SÜNNET

Sünnet lügatta yol, adet, davranış gibi manalara gelir.

İslamda ise Sevgili Peygamberimizin farz olmayarak yaptığı şeylerdir. Bunlar "Sünnet-i müekkede" ve "sünneti gayri müekkede" olarak ikiye ayrılır.

Sünnet-i müekkede Peygamberimizin devamlı yaptıkları çok az terk ettikleri sünnettir. Meselä sabah namazının sün­neti, ögle namaznın dört rekatlık ilk sünneti ile Cuma’nın sünnetleri, ezan okumak, kamet getirmek, cemaate devam etmek sünnet-i müekkededir.

Sünnet-i gayri müekkede ise Peygam­berimizin ibadet maksadıyla ara sira yaptıkları şeylerdir. İkindi namazının sünneti, yatsi namazının ilk sünneti gibi. Bunlara devam etmenin sevabi da pek büyüktür.

Aslında Peygamberimizin her hare­keti O'nun sünneti sayılır. Yolu, adeti davranışı bir sünnettir. Onların hepsini örnek almak samimi bir müslüman olmak için şarttır.

Ayrica sünnet denildiğinde erkek­lerin üreme uzuvları etrafındaki derinin kesilip atilmasi da anlaşılır. Buna asıl olarak Hitan ismi verilir.

Müslümanlar bu hususa çok dikkat ederler. Sevgili Peygamberimiz çacukların yedi yaşına kadar sünnet etti­rilmelerini, bunun için bir düğün bile tertip edilmesini emretmişlerdir. Sünnet merasimleri Yüce Allah’ın rızası için bir vesile kabul edilir. Ancak bu merasim­lerde müslümanlara yakışmayacak işlere girişmek içkili, davullu ve zurnalı faa­liyetlere başvurmak son derece günahtır. Herşey Allah rızası için ve sevgili Pey­gamberimizin sünneti için yapılmalıdır.