RAMAZAN AYININ FAZİLETİ

Yüce Allah’ın bizlere lütfettiği nimetlerden birisi de Mübarek Ramazan ayıdır. Ramazan ayı ibadet, rahmet ve mağfiret ayıdır. Bereketi bol, hayrı çok olan bir aydır. Bu ay, yardım, bağış, rahmet ve ihsan ayıdır. Ramazan ayı, bir yıllık maddi ve manevi kirlerden temizleneceğimiz, insanî duyguların coştuğu, tevbe edip hakka yönelme şuurunun geliştiği maddî ve mânevî bir terbiye ayıdır.

İnsanlığı, fikrî ve ahlâkî sapıklıktan, cehaletten kurtarıp, ilme, medeniyete ve dolayısıyla ebedî saadete ulaştıran Kur’an-ı Kerim, bu ayda nazil olmuştur. Bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi, bu ay içerisinde yer almaktadır.

Bu ayın faziletini Yüce Allah, şöyle beyan etmiştir: “Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak kendisinde Kur’an’ın indirildiği aydır. Sizden her kim bu ayda bulunursa oruç tutsun.”1

Ramazan, Kur’an-ı Kerim’in nazil olduğu ay olması münasebetiyle, mübarek bir aydır. Kur’an, Müslümanların hidayet rehberidir. Bu ayda Kur’an’ı daha çok okuyup anlamaya ve hayatımızda tatbik etmeye çalışalım.

Yüce Allah’ın vermiş olduğu nimetlere karşı yapılacak şükürlerden birisi de, bu ayda oruç tutmak ve her zaman Allah’ın emirlerine itaat etmektir. Oruç, aynı zamanda insanın beden ve ruh sağlığına, toplum hayatına sayısız faydalar sağlayan önemli bir ibâdettir.

Ramazan ayının fazileti hakkında, Peygamber Efendimiz (s.a.s.), bir hutbesinde şöyle buyurmuşlardır: “Ey insanlar! Büyük ve mübârek bir ayın gölgesi üzerinize düştü. Bu ay içerisinde, bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi vardır. Bu ayda Allah, gündüzleri oruç tutmayı farz kıldı, ben de bu ayın gecelerinde teravih namazını size sünnet kıldım. Bu ayda bir iyilik yapan, başka zamanlarda bir farzı yerine getirmiş gibi sevap kazanır. Bu ayda bir farzı yerine getiren kimse de, başka aylarda yetmiş farzı yerine getirmiş gibi (mükâfât almış) olur.

Ramazan sabır ve yardımlaşma ayıdır, sabrın ve yardımlaşmanın mükafatı ise cennettir. Ramazan bereket ayıdır, mü’minin rızkının çoğaldığı bir aydır. Kim bu ayda bir oruçluya iftar ettirirse, onun bu davranışı günahlarının bağışlanmasına, cehennemden kurtuluşuna ve iftar ettirdiği kimsenin tuttuğu orucun sevabından pay almasına vesile olur. Oruç tutan kimsenin sevabından da bir şey eksilmez.”2

Müslümanlar bu mübarek ayda, İslâm’ın beş şartından birisi olan oruç ibadetini tam olarak yerine getirmek için güzelce hazırlanır, huzurlu bir Ramazan ayı yaşamaya çalışır.

1 Bakara 185.

2 Mişkatü’l-Mesabih H.No:1965.