KURBAN KESMENİN SOSYAL HAYATTAKİ ÖNEMİ

 

İnsanlık tarihi boyunca devam edip gelen kurban kesme uygulaması, maksat ve şekil bakımından farklılık arzetmekle birlikte, bütün dinlerde mevcuttur. Kur’an-ı Kerim’de, Hac sûresi’nin 34. ayetinde şöyle buyurulmaktadır: “Biz her ümmet için, Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanların üzerine Allah’ın adını ansınlar diye kurban kesmeyi gerekli kıldık. İlahınız tek bir ilahtır. Artık O’na teslim olun. Ey Muhammed, itaatkâr, alçak gönüllü insanları müjdele.”[1]

İslam dininin öngördüğü kurban, ibadet maksadıyla muayyen bir zamanda, belirli şartları taşıyan bir hayvanı usûlüne göre kesmek demektir. Yüce Allah, bir çok canlı ve cansız varlığı insanların hizmetine vermiştir. Kurbanlık hayvanlar da bu cümledendir. Öyle ise, bir Müslüman kurban kesmekle, Allah’ın vermiş olduğu bu nimetlere, fiili bir şükürde bulunmuş olur.

Bir Müslümanın, kurban niyetiyle bir hayvanı kesmesi, hem malî bir fedakarlık ve hem de Allah rızası için yapılan önemli bir ibadettir. Bu gerçek, Kur’an-ı Kerim’de şöyle açıklanmaktadır: “(Ey Muhammed!), o halde Rabbin için namaz kıl. Kurban kes.”[2] “De ki: Şüphesiz Rabbim beni doğru yola iletti. Dosdoğru dine, puta tapanlardan olmayan İbrahim’in tevhîd dinine iletti. De ki: Şüphesiz benim namazım, kurbanım, hayatım ve ölümüm hepsi alemlerin Rabbi Allah içindir. Onun ortağı yoktur; böyle emrolundum ve ben müslümanların ilkiyim.”[3]

Güzel hizmetleriyle insanların sevgisini kazanan bir insan, Allah’ın rızasını da kazanır. Allah’a yakın olan, insanlara da yakın olur. Bu yakınlık, insanın içinde yaşadığı toplumun haklarına saygılı davranmayı, karşılıklı hakları gözetmeyi ve yardımlaşmayı gerektirir.

Allah için kurban kesmek, mali bir ibadet olduğu gibi, sosyal hayat açısından da önemli bir yardımlaşma ve dayanışma vesilesidir. Çünkü kesilen kurbanın etinden, komşular, akrabalar, fakirler ve muhtaçlar da faydalanırlar. Böylece, kurban kesenlerle kesemeyenler arasında bir yakınlaşmanın ve samimi bir ilgi ile karşılıklı sevgi ve saygının gelişmesine sebep olur.

İslam dini, fertler arasında kardeşlik bağının korunmasından ve bunun güçlü bir şekilde devam ettirilmesinden, bizleri sorumlu tutmuştur. Bu bakımdan kurban kesmek, Cenâb-ı Hakkın rızasına ermenin, halkın gönlünde yer tutmanın ve sosyal dayanışmayı sağlamanın önemli bir yoludur. Kur’an-ı Kerim’de: ‘’Onların ne etleri ne de kanları Allah’a ulaşır, fakat O’na sadece sizin takvânız ulaşır..’’[4] buyurularak, bu gerçek ortaya konmaktadır.

Böylesine önemli bir ibadeti yerine getirmek için, kurbanlık hayvanı iyi seçelim. Onu okşayarak kesim yerine götürelim. İncitmeden güzelce sol yanı üzerine yatıralım. Ayaklarını sağlam bir iple bağlayıp yönünü kıbleye çevirelim. Bekletmeden, bilenmiş keskin bir bıçakla, “Bismillahi Allahüekber” diyerek, nefsimizin cehennem azabından kurtuluşuna bir fidye olması temennisiyle Allah rızası için keselim.

[1] Hac,22/34.

[2] Kevser, 108/2.

[3] En’âm, 6/162-163.

[4] Hac, 22/37.